Telefon: 0216 305 35 08    Adres: E-5 Maltepe Köprüsü Atatürk Cad. No:154/3 Maltepe/İSTANBUL

Veteriner | KARIN KASI AKI


Veteriner |

KARIN KASI AKI

Karın kasları cavum abdominis'i

larında, a. epigastrica’nın kollan görülür.

A. thoracica interna, ster- num'un cartílago xiphoidea’sihizasında superficial ve profund kolları ayrılır. Halbuki A. epigástrico caudalis, A. femoralis profunda’nın kolu olan truncus pudendo epigastricus’un, derin olan truncus pudendo epigastricus’un devamıdır. Canalis inguinalis’in caudal’inde external pu- dendal damarlar geçer. Bu damarlar dişide caudal memeleri, erkekte preputium sahasını beslerler. Ln. inguinalis superficialisa. pudenda externa boyunca uzanır.

Bel omurlarının proc. transeversus’larımn ventral’inde, pelvis’in cranial’inde,

cartílagocosioZıs’lerin yaptığı arcus costalis’in cau- dal’inde m. rectus abdominis’in lateral’indeki saha fossa paralumbal- is’dir. Bunun ventral kısmı epigastric arterlerle beslenir. A. intercostal- is’ler çoğunlukla aorta’dan çıkar. Ancak bir kısmı a. thoracica interna ve onun kolu olan a. musculophrenica’dan ayrılır. A. musculophrenica sternum’um dorsal yüzünde görülecektir. Şu halde intercostal saha kanı iki kaynaktan alır. Örneğin, a. intercostalis’in ventral nihayeti bağlansa dokular dorsal nihayetten gelen kan ile beslenir. Yani dor- «al’den gelen damar ile ventral’den gelen damar anastomoz olurlar.

Göğüs giridi bilindiği gibi şu anatomik oluşumlardan meydana gelir. Yanlarda birinci costa’lar dorsal’den mm. longus colli ve verteb- ralar, ventral’den sternum.

Sternum

yedi tane sternebra’an meydana gelir. I. sternebra’nın mınial ucu manubrium sterni olup yanlarına I. costal’lar yapışır. VII. nlernebra’mn cudal nihayeti proc.

xiphoidea adını alır. Bunun da caudal ucunda cartilage xiphoideabulunur.

  • costa
  1. hafif olarak ventral’e ve caudal’e doğru eğik bulunur. Halbuki bu costa’nın kartilago’su cranial’e doğru yöneliktir. Böylelikle ke- ıııikHel kısım ile kartilaginöz kısmı arasında bir konkavite bulunur. Htıırnum burada ileri doğru uzanmıştır, işte bu sahada pleura ve bilhassa «a¿ akciğerin lobus apicalis’ini görmek mümkündür. V. jugularis externaile v. axillarisbirleşir, V. bracihocephalicus’u yapar. Bundan başka v. jugularis internaile externa birbiri ile birleşir. Ayrıca, v. jugu- İm İh externa, v. cephalica humeri proximalisve distalis ile v. omocervi- «ıliı'i kabul eder (Şekil : 13,14)

 

 

M. Hternocephalicus

sternum’un hemen cranial nihayetinden çıkar, bunun altında daha geniş bir orijine sahip olan m. sternohyoide- un 11« m Hternothyreoideus ayrılır (şekil :15) Sonra göreceğiniz A. sub- ı lıınia hemen I.

costa hizasında göğüs boşluğunu terkeder ve a. axillari» olur A. axillarishemen A. thoracica externus ve lateralis'i pectoral kas İm ıı gönderir. Thorax giridinin ortosındo trachea ve oeBophagu« bulu

 

11111

 

( İKHoıılıııi’iiH t fil eh on ’m ıı no I tıiT'ııfııın (Iiii'imi mnvloHip Kmırıı İn m un

 

 

 

îlk ikisi ve sonuncusu

fascia tharacolumbalis ve costa’lardan çıkar, geniş bir aponeuros ile linea alba'da sonlanır. Linea alba bu üc kasın ventral median hatta birleştiği yerdir. M. rectus abdominis cra- nio-caudal istikamette seyreder. Bu diğer kasların aponeuros halinde bulundukları sahada kassel olarak görülür. M. rectus abdominis, m. rectus thoracis’in aponeuros’undan, civar costa ve sternum’dan çıkar, ossa coxae’nin bir parçası olan os pubis üzerinde bir tendo ile nihayetle- nir. M. obliquus externus abdominis aşağı ve geriye doğru bir seyir gösterir, internus ise ileriye ve aşağıya doğru bir seyir gösterir. Halbuki M. transversus abdominis transversal olarak seyreder. External karın kasının aponeuros’u pubis ile ilium’a kadar uzanır, internal olanınki ise o kadar geriye uzanmaz. M. transversus abdominis internal karın kası kadar da caudal’e uzanmaz. Bu nedenle canalis inguinalis pubis’in önünde m.obliquus externus abdominis’i deler, m. rectus abdominis de- linmez ve kanal m. obliquus internus abdominis’in caudal’inde kalır.

 

Canalis inguinalis, anulus inguinalis

profundus ve superficialis

arasında bulunur. Derin olan anulus’un cıanial kenarı m. obliquus in- tornus abdominis’in en son iplikleri ve caudal kenarı ise m. obliquus ex- ternus abdominis’in aponeuros’u içinde bulunur ve m. rectus abominis’e KÖro yüzlek ve onun leteral kenarının hemen medial’indedir. M. obli- (|uus externus abdominis’in aponeuros’u, canalis inguinalislin caudal’inde ligamentum inguinale’yi yapar. External halka lig. ingui- ııale’inin ventral nihayetindedir. Bilindiği gibi bu kanal erkekte (köpek) funiculus spermaticus, m. cremaster externusve proc. vaginal- /n'üi geçmesine mahsusdur. Dişi köpek ise proc. vaginalis ve yağı taşır (»«kil : 1 j). Canalis inguinalis takriben 2-2.5 cm. kadardır. Hiç yttphesiz normal olarak bir hernia’ya müsaade etmez. Ancak bazen her- ııın’ya sebep olabilir. Karın kaslarının durumu umbilicus’a (göbek) göre

iklikler gösterir. Şöyle ki: Hemen umbilicus’un cranial’inde mı anıyla dıştan içe doğru

externus’un aponeuros’u, internus’un aponeu- i'im’u, tn. rectus abdominis, yine internus’un aponeuros’u, tarnsversus nlıdoınini»; göbek hizasında externus’un aponeuros’u, internus’un apo- nuuros’u, m. rectus abdominis, transversus’un aponeuros’u; pubis’in he- ııınıı cranial’inde externus’un aponeuros’u, m. obliquus abdominis (m.

 

luna düşer, ama tekrar tarchea’nın dorsal’ine geçer. Tarchea’nın her bir tarafında a. carotis communis ve trurıcus vagosympathicus yer alır. Boynun sağ tarafında trachea ile seyreden bir sinir vardır. Bu rı. laryngeus caudalis {recurrens)dir. Halbuki sol n. laryngeus recurrens, trachea ile oeBphagus tarafından şekillenen bir oluk içinde bulunur. Gerek a. caro- tis’e, gerekse n. vagus’a ductus trachealis boyun lenf kanalı ile v. jugu- laris interna arkadaşlık eder. A. carotis ve n. vagus boyudaki seyirler esnasında bağdokudan bir kılıf içinde bulunurlar. Diğer teşekküller bu

 

anında pleura’nın sağlam kalmasına azami dikkati gösteriniz.

PLEURA

Pleura göğüs boşluğunun iç yüzünü ve göğüs boşluğundaki organları saran seröz bir zardır. Şu kısımlara ayrılır:

a. Pleura parietalis: Göğüs boşluğu duvarına birçok yerlerde fascia endothoracica ile yapışır. Sağ ve sol olmak üzere birbirinden farklı iki kese halindedir. Pleura parietalis üç kısmı ihtiva eder (şekil: 18)

a. Pleura costalis,

b. Pleura mediastinalis,

c. Pleura diaphragmatica,

a) Pleura costalis: Costa’ların iç yüzünde buludan pleura parietalis, dorsa’de median hattan ventral’e doğru iner. Bu lamina intermedia {pleura mediastinalis) olup mediastinum’u meydana getiren pleura peri-etalis, göğüs duvarının yan taraflarını teşkil eden costa’ların ve mm. intercostales interni’lerin iç yüzünü örttüğü için pleura costalis adını da alır.

b) Pleura mediastinalis:Pleura parietalis’in göğüs boşluğu içinde vertical olarak dorsal’den ventral’e inen, ventral’den dorsal’e doğru yükselen kısımdır. Esasında mediastinum bir sahadır, boşluktur ve iki pleura kesesi arasında bulunur. îşte bu iki pleura kesesinin median yaprakları (pleura medastinalis) arasında kalan boşluk (spatium medias-tini) bağdokudan yapılmış bir esas kısmı, membrana mediastini’yi taşır. İşte bu boşlukta thymus, cor, aorta, trachea, oesophagus, n. vagus ve diğer bazı damar, sinirler bulunur. Kalbin bulunduğu pozisyona göre mediastinum şu kısımlara ayrılır:

1. Mediastinum craniale

2. Mediastinum caudale,

3. Mediastinum dorsale,

4. Mediastinum ventrale,

5. Mediastinim medium. Mediastinum medium’da kalp bulunur.

Pelura mediastinalis’in ventral kısmı sternum’a yapışır. Buradan M. transversus thoracis üzerinde seyreden sağ ve sol recessus costa me-dastinalis’i yapmak için costa’lara atlar. Bu göğüs giridinden diaphrag-ma’ya kadar ortada yumuşak bir pleura dürümü olarak seyreder.

c) Pleura diaphragmatica: Diaphragma’nın göğüs boşluğuna bakan yüzünü örter. Pleura costalis diaphragma’nın göğüs duvarına yapıştığı yerden diaphragma üzerine atlar, tam bu noktada hayvan canlı bulunduğu müddetçe göğüsün caudo-lateral duvarı ile diaphragma

arasında, her bir tarafta bir boşluk mevcuttur. Buna recessus costodiaph-

birbiri ilie iştiraki vardır. Bu demektir ki köpekte bir taraflı

pneumothorax(cavum pleura’ya hava girmesi) mümkün değildir. Hava bir tarafa girince ikinci pleura yani ikinci kesesine de geçer. Havadan başka sıvı da bir taraftan diğer tarafa geçebilir. Böylelikle köpekte thorax’da yapılacak operasyonlarda trachea’dan hava veya oxgen vermek lüzumludur. Halbuki insan veya koyunda mediastinum’da permiabilite yoktur. Sağ kese soldakinden daha büyüktür. Çünkü pleura mediastinalis caudalis sol tarafa doğru kaymıştır. Her bir pleura kesesi apertura thoracis carinalis’den boynun kaidesine doğru uzanır cupula pleura’yı meydana getirir.

  • Pleura
  • pulmonalis:
  1. Pleura’nın lamina intermedia’sı olan medi- astinum’un duvarları radix pulmonum hizasında gelince akciğerlerin üzerine geçer ve pleura pulmonalis veya lamina visceralis meydana gelir. Pleura, median hattın sağında ve solunda, hemen hilus pulmo- num’un caudal’inde akciğerleri terkederken üçgen biçiminde bir dürüm meydana getirir. Sol taraftaki, lobus diaphragmaticus’u tekereden vena- dan ayrılıp, caudo-orsal olarak 3 cm. kadar uzanır. Sağdaki de hemen aynı büyüklüktedir. Plica vena cavae’da pleura tarafından meydana getirilir. Bu ince bir pleura dürümüdür. Vena cava caudalis’i saran lobus diaphragmaticus’tan medastinum’a geçen pleura parçası lig. pulmonale adını alır. Mediastinum craniale içinde sarımtırak gri renkte bir çok loblara ayrılmış tymus bezi görülür. Endokrin bir bez olan yani salgısını doğrudan doğruya, kanalsız olarak kana boşaltan tymus bezinin büyüklüğü yaş ve seksüel durum ile ilgilidir. Olgun çağa erişmiş olan hayvanlarda bez atrofiye olur. Örneğin, üç yaşını aşmış köpeklerde ancak çok küçük bir kalıntı görülebilir.
  2. gibi valvula’ları taşırlar. Lenf sıvısı bu damarlarla lenf yumrularına giderler. Lenf yumruları vücudun tıpkı elektrik sistemlerindeki sigorta vazifesini görür. Bunlar lymphocyt imal ederler ve lenfte bulunan yabancı organizma veya maddeleri süzerler. Enfekte olduklarında normalden daha fazla büyük görünürler, şişerler.

    Bilindiği gibi akciğerler cavum

    pleura’nın dışında bulunurlar. Kısaca cavum pleura içinde hiçbirşey bulunmaz. Bu boşluk, nefes alma zamanında küçülür. Çünkü akciğerler costa’lara kadar genişler. Hemen mediastinum boyunca sağ tarafta v. cava caudalis’i takip eden sol tarafta bizzat mediastinum içinde bulunan n. phrenicus görülür. Unutulmamalıdır ki, v. cava cranialis ve caudalis median hattın sağ ta- rafındadır, her ikisi de kalbin atrium dextrum’una gider. Sağ akciğerin hilus’unun önünde ve sağ tarafında v. cava canialis’e dökülen büyük bir vena vardır. Bu vena azygos’dur. Mediastinum craniale içinde açık pempemsi veya kirli beyaz renkte thymusyer almıştır. Yaşlı hayvanla- rada bu bez atrofiye olur ve yerini yağ alır. İnsanda ve sığırda c. pleu- ra’ya hava verilirse hangi tarafa verilmişse o taraf kollaps olur. Diğer pleura kesesine hava geçmediği için diğer akciğer normal olarak çalışır. İnsanda tuberculos’un tedavisi için hastalıklı akciğer tarafındaki c. pleura’ya hava verilir, akciğer kollaps olur. Teneffüs diğer akciğerle olur ve hasta olan istirahat eder, bu durum evvelce de bahsedildiği gibi köpekte farklıdır. İnspirasyonda, costalar ileri doğru çeklir, göğüs boşluğu hacimce artar, c. pleura da hacimce genişlemeye yönelir. Böylelikle teneffüs mekanizması vukubulur (şekil: 22). Eğer gırtlaktaki (larynx) glottis kapanırsa, yani larynx’den hava geçmezse trachea’dan hava gelmez, akciğerler genişlemez. Ruminant’larda bu durumda eo- «ophagus genişlemeye başlar. Bu da geviş getirme (rumination) mekanizmasının başlangıcıdır.


    Kalp (cor)

    mediastinum’da özel bir kese içinde bulunur. Bu kese f'ıbröz ve seröz zarlarından oluşur. Bu zarlar şunlardır (¡*ekil : 18)

    Fibröz tabaka medastinum’da bulunan bağ dokunun devamıdır, çok kuvvetli olup elastik değildir. Kalbin kaidesinde kalbden çıkan ve kıılbe gelen damarlara yapışır, dorsal’e doğru devam ederek m. longun colli'ye kadar uzanır.

    Ventral ’de ise ligamentum phrenica- prrcardiacum adındaki bağ ile diaphragma’nın sternal kısmına yapışır. Adı geçen ligament ise sternum’a da yapışır. Ancak bir kısmı yalnız pleura’dan yapılmıştır. Fibröz tabakanın iç yüzünü seröz bir zar »m ur ,l)u, invagine olmuş seröz bir tabaka olup paricardium’un fibröz ta hakanına sıkı sıkıya yapışmış olan biri parietal, diğeri kalbin üzerini mikı mkıya sarmış visceral (epicardium) tabakasından oluşur. İki taba İta masında bir boşluk mevcuttur. Bu boşluk içinde liquor pericardii adında Bfiröz bir sıvı bulunur ki, bu kalp atışları esnasında birbirine

 

 

Kalp

(cor) (şekil: 19,20), cavum thoracis’in ortalarında bulunur. Sternum’a kadar uzanmaz. Akciğerler kalp için özel bir saha aıkarmıştır. Sol tarafta akciğerin lobus apicalis’i ile lobus cardiacus’u İrasında derince bir incisura cardiaca

pulmonis sinistri görülür. Sağ ıkciğer pulmo (dexter)sol akciğerden (pulmo sinister) büyüktür. Çünkü ıer iki akciğerde bulunan lobus cranialis, lobus medius ve lobus caudal- s’den başka sağ tarafta lobus accessoriusbulunur. Lobus caudalis’in basai kısmı (facies diaphragmaticus) diaphragma’nın cranial’e doğru »lan bombeliğine uyar. Akciğerler küçük lobcuklarıdan oluşur. Burası ıtmosferden alınan oxygen ile vücutta biriken CO2 nin değiştiği yerdir. 1er bir akciğerin medial yüzünde {facies medialis) hilus pulmonis bululur. Burası akciğere giren, çıkan damarlar ve sinirler mahsustur. Cos- alara bakan yüzü facies costalis’tir.

 

Trachea

 

göğüs boşluğuna girdikten sonra bifurcatio tracheaolarak kiye ayrılır. Bu nokta akciğerlerin hilus sahasıdır. Burada lymphondi racheobronchales görülür.

 

üzerinde sağlı sollu seyreden v.

 

thoracica interna’ya açılırlar. Dorsal 'de ise vena azygos’a dökülürler. Ancak kalbin cranial’inde birkaç intercostal vena v. costocervicalis’e açılır.

 

Aorta,

 

kalbin ventriculus sinister’inden çıktıktan sonra bir kemer (arcus aortae) yapar ve aorta columna vertebralis’e ulaşırken a. in- tercostalis’leri gönderir. Ama ilk üç

 

intercostal arteri A. costocervical- is’den ayrılır. Thorax’in giridi dorsal’de m. longus colli, yanlarda coştular, ventral’de manubrium sterni ile çevrilir.

 

Thorax’a

 

 

 

giriş ile kalbin arasındaki mediastinum’da bazı lenf yumruların teşhis ediniz.

 

Bu bölgede fazla miktarda yağ da bulunur. Genç hayvanlarda büyük olup, hayvan yaşlandıkça küçülen salgısını kanalsız olarak doğrudan doğruya kana veren ve bir endokrin bez

 

thymusgörülür. Hemen göğüs giridinde sol v. brachiocephalicus’a dökülen ductus thoraci- cus yer alır. Keza aynı yerde A. omocervicalis, cranial’e doğru seyrederken görülür. Hemen bunun yanında v. omocervicalis, v. jugularis externa’ya dökülür. Nervus phrenicus ,A. omocervicalis ile A. subclavia arasındadır.

 

Göğüs giridinden geçen esas damar ve sinirler:

 

  • a.

 

  • carotis communis,

 

  • v. brachiocephalica, , | t g jy(

 

  • a. subclavia’nın devamı olan

 

  • a axillaris,

 

  • truncus vagosympathicus,
  • n.laryngeus caudalis (N. recurrens )
  • Genç hayvanlarda

 

  • thymus bezi.

 

 

ArcuH aortae'

 

yı ve buradan ayrılan damarları tetkik «mİ i nlı.

 

Kttpaktfl arcus’dan büyük bir damar olan truncus brachiocephalicus ayrılu llomen onun yanından A. subclavia

 

sinistraçıkar. Truncus lırııi'nhitH't'phalicus sağ ve sol A. carotis communis’i ayrı ayrı verdikten •miıııı A nubclavia dexterolarak seyreder.

 

A Hiıbclavia

 

sinistra 1.

 

costa’nın hemen önünde A. vertebralis’i ı ilimlin transversarius’a verir. Bu, ganglion cervico-thoracicus’dan (gıııiftllıın ntellatum) ayrılan n. vertebralis ile beraber canalis transver- »Htlıı* iyimin luışa doğru seyreder ve civar dokulara ince kollar verir. A. vm lı lıı ıılln'rimı sonra, A. cercicalis superficialis (truncus costocervica- («taun ılatıııınlan ayrılır. Bunun spinal kolu cranial 4-5 thoracal omurun İnimnl'iiHİoki imhayı besler. Diğer bir kolu ise A. cervicalis pro Ihtıi ıh A Inti’mmtalis suprema’dır. Birincisi boyunu, İkincisi ilk üç

ntercostal sahayı besler, truncus costa cervicalis’in çıkış yerinden ilk intercostal sahaya giden bir kol ayrılabilir. Bundan sonra a.

 

subclavia sinistra’dan truncus omocervicalis ayrılır, bunun ramus descendens’i v. cephalica’ya arkadaşlık eder, diğer kolu ramus ascendens ise in. prescapularis (şekil : 9) bölgesine gider ve Mm. omotransversarius, brachiocephalicus’u besler. Yine esas arteriden A. suprascapularis ayrılır, n. suprascapularis ile beraber seyreder. A. cervicalis superficialisile A. costocervicalis arasında A. thoracica interna, A. subclavia sinister’den ayrılır. A. tohacica internasternum’a paralel olarak uzanır ve m. transversus thoracis’in altında seyreder ve her inter kartilaginöz bölgeye rami perforantes’leri gönderir (birinci ve son yani VIII. inter- cartilaginöz bölge hariç). Cartilago xyphoidea hizasında a. thoracica interna, A. epigastrica ve A. musculophrenica adındaki kollara ayrılır. A. thoracica interna başlangıcında A. thymica’yı thymus bezine, A. peri- cardiacophrenica’yı percardium’a, diaphragma’ya gönderir. Sonki A. phrenica ile anastomoz olur. A. subclavia sinistra A. cervicalis superfi- cialis’den sonra A. axillaris adını alır.

 

Şimdi v. brachiocephalica’yı bulunuz (şekil: 23 g).

 

Sol v. brachiocephalica’ya ductus thoracicus’un açıldığını evvelce bildirmiştik. Ductus thoracicus, açılma yerinde bir valvular mekanizmaya sahiptir. Bu valvular sistem kanın ductus thoracicus’a girmesine mani olur. Esas olarak ductus thoracicus, vücudun caudal kısmının abdomen ve

 

thorax duvarlarının lenfini toplar. Boynun yanlarında hemen hemen trachea’nın yanlarında seyreden ductus trachealis’ler ise ya düetim thoracicus’a ya da vena’lara dökülür.

 

Kalp

 

autonom (visceral) sinir sistemi ile innerve edilir. Kalp kası bilindiği gibi özel bir yapıya sahiptir. Bu çizgili görünüşe sahip ol- tıııiHina rağmen iskelet kası değildir. Yani iskelete yapışmadığı gibi irademiz dışında da çalışır.